Cenk;"iş görüşmesine bir gün önceden alışveriş ve gezmek maksadıyla erken gittim.Washington'da,ismi şu an aklıma gelmiyor.Bir gece kulübünde eğlendikten sonra biraz boş boş dışarıda yürüdüm.Eski bir mahsenin önünden geçerken siyah giyimli,ellerinde bir keçiyle mahsene giren esrarengiz bir grubu fark ettim.Merak ya işte,bende peşlerinden gizlice fark edilmeden içeri girdim.Gizli bir geçitten geçtiler ve mahsenin derinliklerine bir asansörle indiler.Bende inecektim;ama onlardan yukarıda kalmayı ve olup bitenleri yukarıda kalıp,güvenli bir şekilde izlemeye karar verdim.İyiki de aşağıya inmemişim,adamlar satanistmiş.Bir ayin yaptılar ve Şeytan çağırdılar.Belki buna inanmıyacaksın ama,Şeytan geldi ve ayini yöneten kişiye bir şeyler söyledi.Sanırım benim onları izlediğimi söylemiş olacak ki,hepsi birden yukarıda benim saklanıp kendilerini izlediğim yere baktılar ve beni yakalamak için asansöre doğru koştular.Oradan kaçmayı başardım ve yalnız kaldığım otele geldim.Kapıyı açtığımda bir zarf fark ettim,içinde ise -sırrımızı bilen ölür- yazılı bir not vardı.En ilginç olanı ise Beyaz Saray'da bombalı terörist saldırı oldu diye bir haberde teröristin benim olduğu ve fotoğraflarımı haberde tv ekranında görmem oldu.O lanet ülkeden,Türkiye'ye gelen uçağın bagaj bölümünde kimseye fark edilmeden kaçmayı başardım" diyerek içkisini fondip yaptı.Timur,arkadaşı Cenk'in yalan söylemeyeceğini ve gayet sağlıklı bir ruh yapısına sahip olduğunu iyi bilirdi.O yüzdende Cenk'e inanmıştı.Timur;"çok geçmiş olsun kardeş ya.Peki kimmiş o insanlar,yüzlerini görebildin mi?.Tanınmış insanlar mıydı?.Birde o kadar,hatta seni bir teröristmişsin gibi aratan o güç neden seni iki aydır yakalamıyor?" diye sordu.Cenk;"bilmiyorum Timur,bende anlamadım.Aradan iki ay geçmesine rağmen hiç bir şey olmadı.Oysaki azılı aranan bir teröristtim.Onlara göre tabiki.Nedense hiç bir polis kapımı çalıp,beni tutuklamadı.İki aydır hiç bir zarf,not da almadım.Neyse kardeş kim olduklarına gelince,yüzlerinde maske olduğu için kim oldukları merak konusu" dedi.Timur;"kardeş,yinede sen çok dikkatli olmalısın.Bu insanlar anlattığına göre pek çetin insanlar değil.Hatta Şeytan bile var işin içinde" dedi.Cenk;"olacağı varsa bir şey olur,fazlada takmıyorum kafama.Ama dediğin gibi tedbiride elden bırakmamak lazım.Neyse ya,bu konuyu kapatalım.Dostum bu arada artık işsizim.Hani işler nasıl diye sormuştun ya?.Cevap verememiştim" dedi.Timur;"hadi ya,hayırdır.Senin gibi başarılı biri,ne oldu da işsiz kaldı?.Sen baya bir değişmişsin anlaşılan" dedi.Cenk;"ya kardeş,bizde bir değişim yok,biz hep aynıyız.Değişen hayat,rahat ol sen o bakımdan.Amerika'da ki önemli olan iş görüşmesini Şeytan engelleyip,benim uçak bagajında kaçmama sebep olduğu için,patron içinde önemli bir iş görüşmesi olduğundan,patron görüşemeden geri geldiğimi öğrenince eski başarılarıma bile bakmadan bizi kapının önüne koyuverdi.İşe Şeytan karıştı yani" dedi.Biraz gülüştüler;ama Cenk,karşısında kardeşim dediği kişinin,bütün yaşanılanların tek sorumlusu Şeytan olduğunu bilmiyordu.(YAZI DİZİMİZ BURADA SONA ERDİ...)
(*6 İtiraftan oluşan,"Türkiye Üzerinde Oynanan Oyunlar" yazı dizisinde geçen olaylar ve karakterler tamamen hayal ürünü olup,gerçeklikle hiç bir bağlantısı yoktur...Bizi takip ettiğiniz ve yazılarımızı okuduğunuz için çok teşekkür ederiz...TASO YAPIM)
www.tasoyapim.com

Hiç yorum yok:
Yorum Gönder