Trafik
kazasında,bacağından hafif şekilde yaralanan Feridun,ambulansla özel bir hastaneye getirilir.Acilen
ameliyathaneye alınır ve sedyeden indirilip ameliyat masasına konulur.Narkozun etkisiyle
bulanık bir şekilde beyaz önlüklü,sarışın ve genç bir bayanın elinde neşterle
etrafındakilere kahkahalar saçarak kendine doğru yaklaştığını görür.Kötü bir şeylerin
olacağını anlar;ama nafile…Uyandığında,kendini meczup bir binanın harabeye dönmüş
odasında,içi buz dolu bir küvetin içinde bulur.Ekg(kalp ritm cihazı) cihazına bağlıdır
ve ayağa kalktığında cihaz alarm vermeye başlar.Endişeli bir halde tekrar küvete
uzanır.Cihaz,normale döner.Etrafına bakınır,yanındaki eski sehpanın üzerine bırakılmış
olan “Bir masaldı hayat” isimli kitap,dikkatini çeker.Kitabı uzanarak alır ve içini
açar.İçinden çıkan mektubu okuduğunda; “organlarının uluslararası bir organ
mafyası tarafından çalındığını” anlar.Sehpanın üzerine bıraktıkları cep telefonunu alır ve
hızır acili arar.Hastaneye götürülür ve bir yıl boyunca kendine uygun organın
bulunmasını bekler.Uygun organ bulunduğunda taburcu olur ve bunu kendine yapanlardan
intikam almak için çalışmalara başlar.Araştırmaları sonucunda;organlarını çalan
bayan doktorun izini bulur ve onunla tanışıp,zamanla da kendine aşık etmeyi başarır.
Sarışın bayanın; “ben
yapmadım,o ben değilim” demesine rağmen intikam hırsıyla dolu olan Feridun,kızın vücudunu neşterle
keserek öldürür.O esnada tv açıktır ve son dakika haberlerinde;uluslararası
bir organ mafyasının bayan elebaşının yakalandığı haberi geçmektedir.Feridun;bir
öldürdüğü bayana,bir tv’de ki bayana bakar.Benzerlik ayırt edilemeyecek kadar
fazladır.Feridun,suçsuz bir insanı öldürmenin vicdani azabı içerisindedir.

Hiç yorum yok:
Yorum Gönder