Son derece uçarı bir
genç olan Buket,annesiyle çıktığı bir tatil yolculuğunda trafik kazası geçirir.Bu kazadan annesi
sağ kurtarılamaz,kendisi de ağır yaralanır.Çok kan kaybetmiştir ve doktorların
uyanması mucize,ölmesi an meselesidir dediği bir anda gözlerini açar.Karşısında
babasını(Metin) görür.Annesinin öldüğünü öğrenince attığı nara hastanenin her köşesinden
duyulur.Artık,sürekli yaşamak istemediğini dile getirir.Hastaneden taburcu
edilir.Arkadaşları,evine ziyarete gelirler.Tesettürlü olan hiç sevmediği bir
arkadaşı,Buket’e “Anka’nın Dönüşü” isimli bir kitap verir.Buket,kitabı ilgisizce yastığının
altına koyar.Buket ve ailesi,inançları zayıf bir aile olduğundan,annesine aşırı derecede
bağlı olması sebebiyle Buket derin bir boşluğa düşer.Kendine sığınacak bir
liman,tutunacak bir dal arar;ama nafile…Arka arkaya gelen intihar denemeleri sonuçsuz kalır.
Bir ara rüyasında;nar
gibi kızarmış olan ateşin içinden annesinin kararmış bir halde ağlayarak “Anka,Anka Dön…”
gibi,net olarak anlaşılamayan bir takım şeyler söylediğini görür.Korkarak uyanır ve
düşünceli bir halde elini-yüzünü yıkamaya gider.Geri döndüğünde,yastığının altındaki
“Anka’nın Dönüşü” adlı kitabı görür ve annesinin ne demek istediğini anlar.Kitabı
okur ve inançlı bir insan olur.

Hiç yorum yok:
Yorum Gönder